Profesyonellik
-
Bugün sabah İsmail Kardeşimin şu yazısı tekrar okudum bir vasıtayla. İsmail kardeşim işini iyi yapmayan veya işine gerekli özeni göstermeyen bir kurumdan şikayetçi. Kendisi bir müşteri olarak iyi bir ilgi ve alaka bekliyor haklı olarak. Ve verdiği ücretin hakkını doğru orantılı olarak da istiyor. Bu yazının devamında ise yazarın düşünceleriyle alakalı olarak olumlu veya olumsuz 38 tane yorum bulunmakta. Kimisi yazının haklılığına, kimisi haksızlığına değinmekte. Kendisinin herhangi bir sorun yaşamadığını belirtip, kurumun iyi çalıştığını söyleyenlerin yanı sıra, İsmail’in başına gelenlerin kendi başına geldiğini iddia edenler de var. Ama beni ilgilendiren husus ise bunlardan çok daha farklı bir şey. Yazıda adı geçen kişi veya kurum ne kadar haklı-haksız çok da ilgilendirmiyor beni. Pek fazla şikayet eden, hakkını arayan bir toplum sayılmasakta, yine de her şeye suskun kalmıyoruz. Seni ilgilendiren konu ne derseniz, hemen söyleyeyim: İnsanlara hizmet politikasıyla yola çıkan kişi veya kuruluşların bu uğurda ne kadar profesyonel oldukları. İşlerine profesyonel açıdan yaklaşıp yaklaşmadıkları. Hatalarından ders alıp almadıkları, hatalarını düzeltme uğrunda ne kadar emek sarf ettikleri ve hata durumunda telafi edebilmek için nelerden fedakarlık ettikleri önemli benim için.
Uğur Özmen Bey’in şu yazısında başından geçen bir olayı anlatmış. İşte benim anlatmak istediğim profesyonellik tam olarak bu olaydaki profesyonellik. Bahanelerin ardına saklanmadan, işini iyi yapma profesyonelliği, işindeki hataları kabul etme profesyonelliği, yeri geldiği zaman fedakarlık yapabilme profesyonelliği.
İsmail’in yazısındaki yorumlardan bir tanesinde “Bu iş yurtdışında olsa, şöyle olur, böyle olur” diyor ve devam ediyor. Amaç yurtdışındakilerin başarılarıyla övünmek değil, bu profesyonelliği, bu başarıyı bizim yurdumuza da getirebilmek olmalı. Aynı profesyonelliği bizim kobilerimizden tutun da, kurumsal firmalarımızda da gösterebilmek olmalı.
Mernis Projesini duymayanımız yoktur. 1960’larda başlayıp 2000’li yıllarda hayata ancak geçirilmiş devletin en büyük projelerinden biridir. Detaylı olarak ne işe yaradığını, amaçlarının ne olduğunu şuradan okuyabilirsiniz. Burada bahsettiğine göre bu proje “ülke vatandaşlarının iş ve işlemlerinin ülkenin her yerinden hızlı ve zaman kaybettirilmeksizin erişimini” hedeflemekte ama bizim profesyonelliğimiz o kadar ilerdeki, bütün devlet dairelerinde ilk işlem için gittiğin yerden sonra, işleminizin sonlanması için en az 2 veya 3 kurum daha dolaşmak gerekiyor. Bu da projenin hedeflediği “hızlı ve zaman kaybettirilmeksizin” kavramına cuk diye oturuyor!!! (Başımdan geçen bir olaydan dolayı burada Mernisden bahsettim.)
Sözün özü profesyonellikte sınıfta kaldığımız açık. En azından bunu telafi etmek için müşterilerin memnuniyeti hususuna dikkat edilmesi gerektiğine inanıyorum.
Sizce de bu yönde gidilmesi gerekmiyor mu?
- Comments: 1 Category: Dusunce, Hayat, Serzenis

Ülkecek işimizi düzgün yapmıyoruz, düzgün yapılmayan işten de hayır çıkmıyor. Herkes işini düzgün yapsa profesyonellik açısından ikmale kalmamıza gerek kalmayacak zaten.